Return to Website

Dance Way Web Forum

Visit the Dance Way Web Forum

Dance Topics and much more...

Post a new article at no cost for the world to see!

Dance Way Web Forum
Start a New Topic 
Author
Comment
Erzurumlu CIRIK ile Karsli Fako 15 yil sonra ilk kez görüşmüşler. CIRIK, Fako'yu evine davet e

Erzurumlu CIRIK ile Karsli Fako 15 yil sonra ilk kez görüşmüşler. CIRIK, Fako'yu evine davet etmiş. CIRIK'in un iki karısı varmış (biri imam nikahlı diğeri ise resmi Lallik). CIRIK aga, Fako'yu yedirmiş içirmiş. Akşam Fako onlarda kalmış. Geceyarisi CIRIK aganin imam nikahlı karısı Fako'nun yanına gelmiş ve şöyle demiş:
- CIRIK'cigim, cücük nasil bu gece?
- Cücük yem ariyor da, sen azmasan iyi olurdu, evde konuk var, bliyorsun...
Karısı ısrar edince CIRIK aga, "Git buzdolabının kapağını aç ışığından bak; Fako uyuyorsa gel", demiş. Kadın bakmış, Fako, cin gibi; uyuyor numarasında.
- Konuk uyuyor!
CIRIK ile karısı işi bitirmişler. Derken öbür karısı gelmiş. Aralarında aynı konuşmalar geçmiş. CIRIK bu karısıyla da işi bitirmiş. Sabah olmuş. CIRIK, Fako'ya sormuş:
- Rahat uyudun mu?
Fako;
- Evet ama gece çok susadım, demiş.
CIRIK sormuş:
- Yav, Fako, arkadas, dolapta her cins icecek var; üsendin mi, niye alip içmedin?
Fako yanıtlamış:
- Nasıl cesaret edeyim; buzdolabının kapağını her açana geçirdin!
kizin adi Ediye/ekmek fermez kediye
♥Anlatanlar: Çağatay Ulusoy, Çelik Bilge, Çetin Etili, Çetin Köroğlu, Çetin Tekindor, Çetin İpekkaya, Çiçek Dilligil Öztoprak, Çiğdem Aysu, Çolpan İlhan

•*¨`*•. (¯`v´¯ (¯`v´¯ .•*¨`*•
. . . •*¨`*•.¸(¯`v´¯ ¸.•´*¨`*•

Adı saklı Lapon bilgesi der ki;
Korkuya dayalı devlet yapısı, katılaştıkça totaliterleşir; korkudan soyutlandıkça çeteler yeşerir... Bimem ki; bilime, bilince, humanist sorumluluğa dayalı bir sosyal model kaç yüzyıl sonra gerçekleşir...

*+*

Günün özlü ironisi (aforizmalar):
THAT MYSTERIOUS FEELING CALLED "LOVE"
Let's Get Romantic Today, For A Change !!
Today I begin to understand what love must be, if it exists... When we are parted, we each feel the lack of the other half of ourselves. We are incomplete like a book in two volumes of which the first has been lost. That is what I imagine love to be: incompleteness in absence. -- Goncourt

when we are parted = ayrýldýðýmýzda, ayrý olduðumuzda... incompleteness in absence = "Sen yarým, ben yarým; birleþmek mümkün deðil; Dertlerde tamamlandýk, yaþamakta deðil..." (O. Gencebay)

I am nothing special, of this I am sure. I am a common man with common thoughts and I've led a common life. There are no monuments dedicated to me and my name will soon be forgotten, but I've loved another with all my heart and soul, and to me, this has always been enough. -- Nicholas Sparks, "The Notebook"

a common man ... etc = sýradan bir adam, sýradan düþünceleri olan, sýradan bir hayat yaþamýþ... no monuments dedicated to me = adýma dikilmiþ anýt yok... ve adým çok geçmeden unutulacak... Ama bir baþkasýný bütün kalbim ve ruhumla sevdim ve bu benim için her zaman yeterli oldu... [Bu adam gerçekten sevmiþ, arkadaþ...]

Once I dropped a tear in the ocean. When I find it is when I'll stop loving you. -- Anonymous

Bir keresinde gözyaþlarým okyanuslara karýþmýþtý. Bulabilirsem sana olan aþkým biter ancak... [Aslýna daha sadýk bir çeviri: Bir keresinde gözyaþlarýmý yitirmiþtim okyanusta... Dikkat ederseniz, ikinci bölüm için de doðru çeviri: "Onu bulduðum zamandýr ancak..." Ama biliyorsunuz "Translations, like wives, are seldom faithful if they are in the least attractive" (Roy Campbell): Türkçe uyarlamasý: Çeviri, güzel bir kadýn gibi, sadýksa çekici, cekici ise sadýk olmaz!