Return to Website

Dance Way Web Forum

Visit the Dance Way Web Forum

Dance Topics and much more...

Post a new article at no cost for the world to see!

Dance Way Web Forum
Start a New Topic 
Author
Comment
Yargıtay'da ve Anayasa Yargılıgı'nda reform yapılır; demokratik CV seçimiyle elemanlar alı

Yargıtay'da ve Anayasa Yargılıgı'nda reform yapılır; demokratik CV seçimiyle elemanlar alınmaga baslanır; o günlerden birinde adaylar tek tek içeri alınıyor; CV'leri degerlendiriliyor; özgeçmişleri soruluyor. Biri var ki, kutuptan gelmiş, fakat dil biliyor; dinleyelim!
- Ìsveç'te en popüler hukukçu ve 7 dilde çevirmen olarak çalışıyorum. Sanatla içiçe bir ailenin çocuguyum; çok farklı yaradılışta, çok aırı çekingen ve içekapalı yaradılışım dolayısıyla temas halinde sevgilim asla olmadı; bu etken, beni şiire yöneltti; hep ütopyada kaldım, yani gördügünüz gibi bekar kaldım.
- Beyfendi, lütfen işimize yaramayacak ayrıntları girmeyiniz!
- Peki, burada da girmeyeyim, kader; özetle: duygusalım, her savundugum müvekkilimin savunmasında her yargıcı aglatırım diyemem fakat sekreterler de dinleyenler de kesinlikle benle birlikte sarsılırlar; duruşma salonu çıkan dayanamaz direkt restorana gelir, konugum olur. Yani, manzara, filmlerdekinden on kez melankolik olur; çeviri yaparken de belgelenen acı anlatıma aglarım, dosyaya ruh katarım. Tiyatrolardan (bazı sinemalardan) çok kovuldum, (operada oturuluşumla çıkarılışım bir oldugu için onu anmayayım bile) bazan extra ara vermek zorunda kalırlar; müzikte de her sevdigim şarkıyı sarsılarak aglayarak dinlerim (YouTube'da çeviri yaparken aglayan Küçük Emrecik degil ben'im; seslendirme efekti degil o, orijinalin taa kendisiyim) ve her yazdıgım şiirin her harfinde en az bir adet gözyaşı vardır. Gelmiş geçmiş en kapsamlı evrensel müzik ansiklopedisinin hazırlanmasına 5 dilde yardımcı oluyorum (bunu da YouTube'dan izleyebilirsiniz...). Almanca, Ispanyolca ve ingilizce sanat dergilerinde şiirlerim yaynlanıyor; bu yüzden Almanya'da da extra bir evim oldu ama içinde fareler oturuyor bir de binlerce plak-kaset, kitap, dergi ve CD'ye arşiv yeri saglanmış oldu; yani, iyi oldu. Türkiye'de Antalya'da Marmaris'te Istanbul'da beş gün ya da birer hafta kaldıgım oldu ama şiir nerede nasıl yayınlanır, nasıl karşılanır, ne yanıt veren otelci bulabildim ne de kendim iletişim kurabildim; bilmiyorum... Türkiye, kültürel erişimsizlik açısından, bana uzaydaki karanlık boşluk gibi bir ad'dan başka imaj vermiyor şu anda...
Özgeçmişim yukarıdaki gibidir; özgelecegimi ise (de) bilemiyorum...
- Kardeş, benim de gözyaşlarım yaşardı amma birşey kafama yatmadı?
- Sor!
- Yav, sinemayı anladık da, operada niye ne bileyim daha başlarken niye aglayasın?
- Nasıl aglamazsın; baktım esas oglan ve sevgilisi kız olan da yoksul, ayakkabısız fırladı sahneye, hatta garip tecavuzden kaçarken belli etmeden ses çıkarmayıp sıçrıyor amma çalı batmış topuguna da haböle bööle ucunda ucunda sektirip dört dönüyor...
- Hasss... Tamam kardeş! Sen git, biz sana CV degerlendirmesini mail'le yollarız...
- Sürpriz gibi olsun!
- Kesinlikle! Olacak!

♥Anlatanlar: Çağatay Ulusoy, Çelik Bilge, Çetin Etili, Çetin Köroğlu, Çetin Tekindor, Çetin İpekkaya, Çiçek Dilligil Öztoprak, Çiğdem Aysu, Çolpan İlhan

•*¨`*•. (¯`v´¯ (¯`v´¯ .•*¨`*•
. . . •*¨`*•.¸(¯`v´¯ ¸.•´*¨`*•


Günün özlü ironisi (aforizmalar):
You can get more with a kind word and a gun than you can with a kind word alone. -- Al CAPONE

Nazik birkaç sözcük ve bir silah ile, tek baþýna nazik birkaç sözcükten daha fazlasýný alabilirsiniz...


Günün özlü ironisi (aforizmalar):
If Noah had been truly wise, he would have swatted those two flies. -- Helen CASTLE

Eðer Nuh Peygamberde biraz akýl olsaydý o iki sineði yamyassý ediverirdi...

*+*

Günün özlü ironisi (aforizmalar):
Borrow money from a pessimist -- they don't expect it back. /- Adi sakli Lpon bilgesi

Ödünç alacaksan kötümser birisinden al; nasýl olsa parayý geri almayý beklemeyecektir.

It is not enough to succeed. Others must fail. -- Gore Vidal

[Milliyetini bilmesem, bu adam bizden biri diyeceðim...]


Günün özlü sözü:
Doðrusu bu örneklere baktýkça, bugüne deðin bendenizin de neden hala keþfedilememiþ olduðumu daha iyi anlýyorum !!


Günün özlü ironisi (aforizmalar):
Acquaintance: a person whom we know well enough to borrow from, but not well enough to lend to. A degree of friendship called slight when its object is poor or obscure, and intimate when he is rich or famous. -- Ambrose Bierce

acquaintance = tanýdýk, tanýþ kimse... slight = az, hafif...

"Adam parasýzsa veya ünlü deðilse, uzaktan tanýyorum deriz; zengin ve ünlü ise, yakýn dostumuz olduðunu söyleriz"...