Return to Website

Dance Way Web Forum

Visit the Dance Way Web Forum

Dance Topics and much more...

Post a new article at no cost for the world to see!

Forum: Dance Way Web Forum
Start a New Topic 
   Board|Threaded
Author
Comment
Unutturulmaga çalışılan dram CUCASSIAN JENOSIDI Yakın mercekten giderek, belg

Unutturulmaga çalışılan dram CUCASSIAN JENOSIDI
Yakın mercekten giderek, belgesellerle genişleterek izleyelim! Konumuz; ilk klibimiz; Kafkaslar soykırımı, Sosyalist Sovyetler Paktı'nın bitmesiyle bitmedi; çünkü onu başlatan NWO bitmedi!
Yeryüzünde NWO (JewWorldOrder) varoldukça, soykırımlar da varolacaktır; çünkü borsada en yüksek grafiği çizenler silah endüstrileri ile ilaç hegemonyalarıdır ve bu duyarsız aşşağılıklar kanımıza ortaktır!.. BOP'çular, bu cellatların çanakyalayıcılarıdır!..

*+*

Çoktandır unutulmuş görünen Kafkas halklarının Türkiye’de asimilasyonu soykırımdan geçirilmesi dramı, direnişin liderlerinden Mashadov’un şehadeti haberleriyle yeniden hatırlandı.

Önce “Tanrı rahmet etsin” diyor, mazlum ve mağdur Çeçen halkına başsağlığı diliyoruz.

Mashadov’un katliyle, Çeçen direnişi önemli bir ismini daha kaybetti. Daha doğrusu, son yıllarda artan kayıplara bir yenisi daha eklendi.

Bu kayıpları şöyle bir hatırlayacak olursak:

1989’da Sovyetler Birliği çöktükten sonra bağımsızlık talebiyle öne çıkan Çeçenistan’ın bu yoldaki ilk önderi Dudayev, 1996’da bir roket saldırısıyla şehit edildi. Onun ardından liderliği devralan Yandarbiyev, görevi bıraktıktan yıllar sonra ülkesi dışında iken suikaste kurban gitti. Direnişin önde gelenlerinden olarak adı geçen Ürdünlü Hattab daha önce katledilirken, Şamil Basayev’in yakın arkadaşlarından Raduyev ise sağ yakalanıp ölmekten beter hale getirildi.

Uzunca bir süre bu kadro ile birlikte çalışmış olan, ama sonradan bağımsızlık ısrarının ve silâhlı direnişin gerçekçi olmadığı gerekçesiyle yollarını ayırıp Rusya’nın da desteğiyle devlet başkanı seçilen Ahmet Kadirov, geçen yıl Mayıs ayında bir suikast sonucu hayatını kaybetti.

Bu zincirin son halkası, Aslan Mashadov.

Çeçenler Yandarbiyev’den sonra Mashadov’u başkan seçmişlerdi. Ama bu seçimi Rusya da, dış dünya da tanımadı. Aksine Moskova Mashadov’u “ayrılıkçıların başı” olarak niteledi.

Aslında Mashadov Çeçen sorununun müzakereler yoluyla çözülmesinden yanaydı. Daha birkaç gün önce “Putin’le yarım saat görüşebilsem bu işi çözeriz” diye bir açıklama yapmıştı.

Ama Rusya hiçbir zaman buna yanaşmadı.

Ve Mashadov’a atfen çıkan son açıklamadan birkaç gün sonra Çeçen liderin gizlendiği bir köy evinde vurularak öldürüldüğü haberi geldi.

Hadisenin cereyan ediş şekliyle ilgili net bir bilgi yok. Kadirov’un oğlu, Başbakan Yardımcısı Ramazan Kadirov, Mashadov’un “kazaen” öldürüldüğünü ifade eden bir açıklama yaptı.

Yine birkaç gün önce Kadirov, babasının ölümünden ve geçen yaz gerçekleştirilen Beslan okul baskınından sorumlu tuttuğu Şamil Basayev’i yakalayıp öldürmek için yemin etmişti.

Bu yeminde ifadesini bulan intikam kararlılığı, Basayev’den önce Mashadov’u vurdu. Anlaşılan o ki, Basayev de amansız takip altında.

Bu hüzün verici kayıplar zinciri, Çeçen direnişinin perde gerisindeki bazı acı gerçekleri de su yüzüne çıkarıyor. Bunların başında ise, direnişin öncü kadroları arasında dahi ciddî bir ihtilâf ve bölünmüşlük olduğu vâkıası yer alıyor.

Mashadov’un Moskova tarafından muhatap alınmayışının sebeplerinden biri de bu. Çünkü Basayev başta olmak üzere direnişin ele avuca sığmaz liderleri, Mashadov’dan kopmuşlardı.

Nitekim merkezî otoritenin dışında, büyük ihtimalle sağlıklı bir istişare sistemine dayanmadan gerçekleştirilen, dolayısıyla yoğun tartışmalara yol açan ve Çeçen dâvâsına da gölge düşüren baskın ve rehine alma eylemleri bu kopukluğun düşündürücü ve çarpıcı sonuçlarıydı.

Mashadov bu eylemleri onaylamıyordu. Ama otoritesi bunları engelleyebilecek güce sahip değildi. Ve böyle olmasına rağmen, bu eylemlerin faturası öncelikle ona çıkarılıyordu.

Geçen yıl bir bombalı suikaste kurban giden Kadirov da, 1991’de başlayan direnişin önde gelen isimlerinden biriydi. Dudayev döneminde önce müftü yardımcısı, sonra başmüftü olmuştu. Ama 1999’da Basayev’in Dağıstan’da gerçekleştirdiği bir operasyonu eleştirerek direniş cephesiyle yollarını ayırdığı ve akabinde Ruslara direnilmemesi çağrısında bulunduğu için direnişçi Çeçenler tarafından “ihanet”le suçlanmış ve “Rus kuklası” olarak nitelenmişti.

Ancak hadiselerin gelişme seyri, bu suçlamaların ne derece gerçekçi ve de insaflı olduğunu iyice tartışma gereğini gözler önüne seriyor.

Acaba Kadirov’un tavrı gerçekten bir ihanet miydi, yoksa silâhlı direnişle netice almanın imkânsızlığını ve bu yolda ısrarın en fazla Çeçen halkına zarar vereceğini görerek da

Report Content ·  · Web Calendars   Free Blogs   Free Web Tools   Free Web Hosting 
powered by Powered by Bravenet bravenet.com