Return to Website

Dance Way Web Forum

Visit the Dance Way Web Forum

Dance Topics and much more...

Post a new article at no cost for the world to see!

Forum: Dance Way Web Forum
Start a New Topic 
   Board|Threaded
Author
Comment
TV Net8’de ”Sessiz toplu intihar sürüsü; TurCIA diasporasında depresyona yenilen sürü: Çe

TV Net8’de ”Sessiz toplu intihar sürüsü; TurCIA diasporasında depresyona yenilen sürü: Çerkezler” konulu programda konuşanlardan Blegoj ZULKARIN diyor ki: Büyük Ozan Nazım Hikmet'in dediği gibi 'onlar umudun düşmanıdır kardeşim'. Hariri'yi öldürenlerle Mashadov'u öldürenler aynı.

- Two different assassination, aimed one target...
- Açar mısın!
- Apaçık, izleyelim!
- Hariri ve Mashadov


Hariri'yi öldürenler Lübnan ve Ortadoğu'yu karıştırmak isteyenlerdir.

Mashadov'u öldürenler ise Çeçen halkının kendi bağımsızlığı uğrunda verdiği barışçıl ve haklı mücadelesini durdurmak istiyorlar.

Hem Hariri hem de Mashadov barış ve diyalogdan yanaydı.

Onları öldürenler ise hep düşmanlıktan, nefretten ve kalleşlikten yana.

Ama işin acı tarafı hala bazıları onlara ve onların söylemlerine sahip çıkıyor.

Beslan'daki okul baskınında başkaları adına çılgına dönenler her nedense aynı duyarlılığı Mashadov için göstermiyor, gösteremezler.

Çünkü onlar ilkesiz insanlar .

Onlar ne inandıklarını söyleyemezler.

Onlar kendi inançları (varsa) uğruna her şeyi göze alamazlar.

Beslan'da çocukları öldürenlerin Rus'lar olduğunu söylediğimde hatırlayın birileri Çeçenleri terörist ilan etmiş ve beni de teröristlere sahip çıkmakla suçlamıştı.

Oysa o zaman da söylemiştim ve demiştim ki 'göreceksiniz Ruslar katil olduklarını pek yakında kanıtlayacaklar'.

İşte 4 ay sonra Ruslar kendilerinden beklenen kalleşliği gösterdi.

1997'de dünyanın gözü önünde yapılan özgür bir demokratik seçimle Çeçenya'nın devlet başkanlığına seçilen Mashadov dönemin Rus başkanı Yeltsin ile barış anlaşmasını imzalamıştı. Mashadov, yaşamı boyunca kendi halkının bağımsızlığı ve özgürlüğü için barışçıl mücadeleyi sürdürmüştür.

Ruslar ise 'radikalleri' kışkırtmak için ellerinden gelen her şeyi yaptı.

Radikalller de bir şey yapınca 'işte terörist Çeçenler' suçlaması ile karşı karşıya kalıyordu.

Şimdi birileri yine çıkıp 'Çeçenler de oyuna gelmesin' diyebilir.

Evet doğru .

Ama bunu söyleyenler bir haftalığına olsun gidip Çeçen ya da Filistin halkının yaşadığı acıları yaşamalı.

Analarına, bacılarına tecavüz edilen, eşleri çocukları öldürülen, evleri başlarına yıkılan ve eksi 30 derecede çadırlarda yaşamak zorunda bırakılanlar acaba ne yapmalıdır?

Umudun düşmanlarına sorarsanız 'sessizce ölümü beklesinler' diyeceklerdir.

Masa başında oturup birilerinin hatırı için ahkam kesmek kolay.

Tıpkı Hariri'nin öldürülmesini fırsat bilip Suriye'ye yüklenmek hevesine kapılmak gibi.

Yok 'Sedir Devrimi'nden söz etmek yok Şam'a giden Türk aydınlarına saldırmak.

Şöyle bir hatırlayalım.

Hariri'nin öldürülmesini protesto etmek için sokağa dökülen insanların arasına karışan ve 'Suriye askerlerinin Lübnan'dan çıkmasını' isteyenlerin sayısına yüzbinler hatta milyonlar diyenler, 'Suriye kalsın' diyerek sokaklara dökülenleri görünce ne yapacaklarını şaşırdılar.

Bazıları kibarlık gösterip susmayı tercih ederken diğerleri Amerikan ve Fransız haber ajanslarının bile 1,5 milyon dedikleri insanlara 'onbinler' diyordu .

Yalakalığın bu kadarı da fazla.

O gün gerçekten 1,5 milyon Lübnanlı sokağa dökülmüş ve hem Hariri'nin öldürülmesini protesto etmiş hem de Amerika, İsrail ve Fransız saldırganlığına karşı Suriye ile birlikte direneceklerini haykırmışlardı.

Oysa Hariri'nin öldürülmesini protesto edenlerin arasına karışarak Suriye aleyhine gösteri yapanların sayısı 10 bini bile geçmiyordu .

Şam'da ise Başkan Esad Suriye askerlerinin çekileceğini ilan etmesinden sonra askerlerin neredeyse tümü bu hafta içinde Lübnan'dan çekilmişti.

Artık Amerika, İsrail ve Fransa'nın ve onların Türkiye'deki yandaşları (siz bunu başka türlü okuyabilirsiniz) söyleyebileceği bir şey kalmadı. Ama merak etmeyin onlar yine birşeyler bulur.

Gerekirse birilerini daha kalleşçe öldürür.

Baksanıza Amerikan medyasına. Her gün birilerini suçluyor. Ankara'daki Amerikan Elçiliği ise Türk medyasında çıkan 'anti-Amerikan' söylemlere yanıt yetiştirmeye çalışıyor. Onlara tavsiyem: 'vazgeçin bu biçare uğraştan'. İşin kolayı var. Washington'a mesaj geçerek 'Türk halkının Amerika'dan neden nefret ettiğini anlatsınlar ve Türkiye ile bölge ülke ve halklarının çıkarlarına ters' politikalardan vazgeçmesini istesinler. Bu olduğu zaman ne Türkiye'de ne de başka bir ülkede hiç kimse Amerika aleyhinde yazacak bir şey bulamayacak. Onlar rahat edecek biz de!! O zaman da biz oturup 'Gelinim Olur musun' programını seyrederiz. Belki de bu programlar için Amerika'dan gelin bile ithal edili

Get your own FREE Forum today! 
Report Content ·  · Online Photo Albums   Free Blogs   Free Guestbooks   Free Web Tools 
powered by Powered by Bravenet bravenet.com