Return to Website

Dance Way Web Forum

Visit the Dance Way Web Forum

Dance Topics and much more...

Post a new article at no cost for the world to see!

Dance Way Web Forum
Start a New Topic 
Author
Comment
bYarışma sonucunu yıllardır haala bekliyorum

*1000 TV Stand-up programından *1* seçme AKTARMA: Yarışma sonucunu yıllardır haala bekliyorum

*+*

- Ankara'dan taa buraya Ìzmir'e sadece bunun için mi geldin?
- Yok başka nedenler de var yani, başta dalgalar gibi, bakarak birşeyler yazmak gibi...
- Dalgalar, vaaay?
- Deniz yani, Ankara'da deniz yok; burada var, bakmak isterim, çok severim yazarken ve dinlerken, bu önemli ...
- Ne mantık, ne insanlar asker olacak bu memlekete, duyuyor musun Zehra?
- Yok teyze, arajman dinliyom kulagım başka yerde, bana bırakabilirdi...
- Müdire hanım, diye tenbihlemedim mi?
- Peki teyze!
- Bugün sinirlenmeyecegim diye söz vermiştim... Bozsam mı acaba?
...
- Neyse gelmişken otur bir kahve iç. Oturunuz; gerçi bizim Yeni Asır'ın yeni koltukları da otobus koltugu modeli, şansınıza ama artık...
Zehra gel, sor beyfendiye nasıl içer kahvesini.
Sorması için merdiven çıkartılması şart mı, atıldım;
- Hemen içerim, büyük bardakta olsun!
Ìçimden de dedim ki birazdan püro verirler, problem dogar, onu sigara gibi mi üfleyecegim, bir tek o noktada tereddütlüyüm...
Bir de hoşuma gitti ki, koca Ege'nin koskoca bölge gazetesinde beni yazar sandılar belli, çay yerine kahve...
- Su ve şeker de alır mıydınız?
Zehra dedigi sekreter merdivenin altında görünüyor, garip bir mimari, kafasına kagıt atsan tutturursun, el altında amma çıkarken yoruluyor elbette..
- Merdiven çıkma kardeş, içine koy ben karıştırırım.
- Kaç tane?
Tepesinden baktım, ne güzel bonbon gibi şekerler var.
- Heresinden birer tane...
- Baksana, dalga geçmiyorsun de mi (kızdı yazıişlerimüdiresi)
- Yok onu beceremem.
- Sen nereden geldim dedin?
- Ankara Bahçelievler yatılı okulundan.
- Tiyatrocuya da benziyorsun, bu ne hippi rolünden kaçmış gibi, pantolonunu kendin boyamaga okul izin veriyor mu?
- Yok vermiyor idi, ama okul kapanacak, bir daha yatılı yok, yok olacagız diye acıdılar bize... bina satılacak diye gazeteleriniz de yazdı ya...
- Yok bizimki Ege bölge gazetesidir, dünyadan haberlere karışmayız...
- Iyi?! Bazan ben de istiyom, neyse efendime söyleyim, yönetim baktı son yıl gibi, bize iyi davranıyorlar, artık serbest olduk; ben de seçmeli resim bölümündeyim, giysilerimi kendim biçtim diktim tablo gibi boyadım...
- Kendin?
- Kızlar da var, aynı okuldayız, gece birbirimize el atıyoz mecburen... Pantolon *********** da, kravatlarım egri görünüyor...
- Zehra duyuyon mu?
- Yok teyze gerekmez ben radyodan istek parça istedim onu bekliyom, kulagım beklemede...
- Bugün birini denize atacagım ama acaba kime rasgele! Macit duyuyor musun?
- Yok uyumuyorum teyze!
(Macit, gazetenin fotografçısı; takıyo objektifleri bir daha çıkarıyo, bir daha takıyo, çocuk gibi)..
- Yah keşke bölge gaztesi olmasaydık, alsaydın kameranı gidip bu yatılı okulu haber yapsaydık, Ìzmir'i geçmiş...
- Atina'yı geçmiş ablacıım...
- Sen içtin mi kahveni; başka soguk birşey daha içseydin ama yeni geldiysen içme, terli yani(vay be, kahvemi ben içtigim halde soguk oldugunu anladı; dalgınlıkla tadına bakmıştır)
- Anladım, evet. Gerçekten, Ankara'da sıcak olsa da terlemezsin kolay, burada sıcak degil yine terledim, bir de sizin lodosunuz hiç ara vermeden yelliyo...
- Ciddisin?! Bravo, diyeyim! Kamera gibi saptamışsın, gerçekten ilk mi gelişin?
- Heeee!
- Neee?
- Evet demek istedim...
- Yok, zararı yok da, sen şimdi bu kadar eziyete girdin, Izmir'e birşey elden vermege geldin; beni korkutan, elindeki kompozisyon metnine evet'ler yerine he'ler yazdınsa üzülürüm...
- Olsun yine gelirim...
- Anlamadım?!
- Yani başka yarışma olursa...
- Break dans yarışması olacak; böyle hani kollarını kırarak kıvranarak..
- Ögrenirim; onlar kırarsa ben niye yani...
- Bak arkanda ne var?
- Akdeniz!
- Ege! Ve bir başka adam bir tarihte benim bu kibarlıgımı suistimal edip alay etmişti...
- şimdi orada derinlerde; üstüne dolgu mu yapıyorlar?
- Sen tiyatrocu falan olmayasın?
- Yok degil ama okul grubunda oynadım, turne bile yaptık, maymun gibi komşu illere gittik, okulumuza gelir kaynagı saglandı...
- Sen ne rolündeydin orada?
- Maymun; ben komediye yatkın...mışım. Annem, okula önerdi; onlar da denedi; "seni keşfetmek için bekliyorduk" dediler ama sevmedigim rolleri verdiler...
- Ben kızarım da ha... Bakma bugün sakin bir ortam, haber grubu Urla'da kaldı, yoksa böyle uzun oturmam bile...







... bir yudumluk çay arasından, yani terleyen stand-up aktörün soluklanmasından sonra ...

... bir yudumluk çay arasından, yani terleyen stand-up aktörün soluklanmasından sonra ...

Bu yarışma kazanılırsa ne alacaksın biliyor musun?
- Ankara'da edebiyat ögretmeni bir yer adı söyledi, orayı bir hafta kazanacagım.
- Yani somut birşey almayacaksın, para mara yok, bilesin; bir hafta tatil sadece.. Urla'yı biliyor musun?
- Biliyorum!
- Nesini biliyorsun?
- Tanju OKAN oralı, ben onun Abbas şarkısını çok seviyorum...
- Yav sen Urla ne yandadır biliyor musun?
- Gerekir mi!?
- Eeee?!
- Ben Tanju OKAN'ın şarkılarını o kadar çok seviyom ki Urla isterse Selanik'in ilçesi olsun, giderim ve aynı severim...
- Bulduk yani.. Ìşte orada bir hafta tatil ... Yeni Asır ve Sheraton Hotel sponsorlugunda...
- Bir hafta evinin önünde oturur beklerim...
- Anlamadım!
- Gitmişken imzasını alacagım, plaga imza isteyecegim ondan...
- Onun için de yarışmaya giriyorsun?
- Heeee!
- Sen nerelisin?
- Kars'ı biliyor musun?
- Lahavle!
- Yok, Kars, Sarıkamış onun ilçesidir.
- Sarıkamış'ın ilçesi, anladık; orada yarışma yok mu, oralara girsene!
- Girerdim ama orada Tanju OKAN yok!
- Peki kalktın elinde o tomar kagıtla, kardeş, kızayım mı şaşırayım mı; Ankara nereee, Kordonboyu Izmir ... of, inanamıyorum... uzaktır demedin mi Allahaşkına?
- Biz uzak diye Sarıkamış'a deriz.
- Hippi sen gece nerede kalacaksın?
- Karşıyaka'dan Dikili'ye dogru kondular varmış, öyle, Cigli havaaalanına dek, onlar bizim...
- Önce oraya mı gittin, eviniz mi var orada?
- Yok orada Sarıkamışlılar var, varmış yani öyle dediler, akşam oldu mu gider sorar kalırım....
- Ya sabır! Allah bilir dolmuş falan da bulamaz yürürsün, Bornova'da yitersin
- Bornova haa, orası da yine bizim sayılır...
- Nerden, babanın tarlası mı var?
- Yok, tarla diye almışlar amma imarı kandırmışlar, üstüne kondu yapmışlar. Manisa'ya kadar yarısı Erzurumlu. Ben onları severim, büyük bacım Erzurumlulara kaçtı... Akrabam sayılırız...
- Macit duyuyor musun?
- Heh heh heaa!
- Zeh raaa, pet su getir duble olsun, güle güle içim yandı.
- Petkim reklam faturalarını dün tahsil ettik ya!
- Yav ben gerçekten birini denize atsam ferahlar mıyım? Görüyor musun, kulagına radyo yapıştırıp arabesk dinleye dinleye sagır oldu eleman.
- Biz de yatılı okulda battaniyenin altında hep öyle yaparız.
- Biraz belli oluyor. Sana tavsiyem, sen Bornova garajına dek kaybolmadan, bak bu arka pencereye gel; anayolu görüyor musun; otobüs durakları; hemen hepsi o yöne, oradan dogru ilk otobüsle Ankara! Yok bilmem gecekondular hemşerilerininmiş de; ne mantık, ne ahmaklık! Pardon! şimdi elindeki o kagıtları da bırak. Maşşallah daktiloyla yazmışsın...
- Yok, bir arladaşımın abisi TRT de görevli, TRT'nin makinasını benim için yürüttü, temiz yazalım da bir bahane bulmasınlar dedi...
- Dedi?! Peki içindeki denilenleri de o demiş olmasın?
- Yok, ben kardeşine dedim, o da ona dedi; öyle böyle derken güle eglene yazdık...
- Ooh, ne ala; şurayı doldur imzala; bir başkasının yazısı ise telif falan diye kurallar var.
- Yazdım.
- Git! Giiitme! Ne yazmışsın hani? Bu ne? Oku!
- Gördün mü daktilonun faydalarını, benden başkası okuyamıyor...
- Okudum da sen ne yazdıgının farkında mısın, oku!
- Teyze kahveleri tazeleyeyim?
- Gel yakından dinle, gel. Hippi bize özgeçmiş yazmış;
- Okuyorum! Özgeçmişinizi anlatır mısınız; Yanıt; anlatabilirim ama taahhütnameye imza attık yatılıda, anlatırsam ceza görürüm; bakanlık genelgesi uyarınca yatılı okul imkanlarından faydalananlar sarihen imzalayıp idrak ettiklerini teyid edeceklerdir; her kim ki tüzük maddelerine ve taahhüdüne aykırı olarak okul haricinde beyanda ve hatta şahitlikte bulunur ise müeyyide zımnında tazminata ve icrai neticeye ...
- Yeter! Macit orada mısın?
- Hee!
- Macit sen de mi Karslısın?
- Igdırlıyam, nerden bildin?
- Heee dedin bir, bir de yüz kere teyze deme bana dedim teyze yine etti iki
- Anlamadım
- Bu da üçüncü emare... Macit, biz bunu bölge haberi diye veremeyiz, kültür haberi hiç degil, yarışma bitmiş olsaydı... Fikrin ne?
- Bunun başına bu kafayla Ìzmir'de mutlaka birşey gelecek, o zaman haber olur, ben de yakın takip puntosunu dizerekten "kameramanımız da olay yerindeydi; muhabirimiz olayın sıcak ve yakın takipçisiydi " diye hatta ilk sayfadan bile şansı var...
- Emin misin?
- Bakıyım suratına şahsın?
Baktı suratıma...
- Tecrübelerime göre şimdi tam eminim.
















... ikinci bir yudumluk çay arasından, yani terleyen stand-up aktörün soluklanmasından sonra ..

... ikinci bir yudumluk çay arasından, yani terleyen stand-up aktörün soluklanmasından sonra ...

Ben anlamadım ama bayan yönetici biraz hızlandı... Ofladı pufladı; "Fakat bu özgeçmiş barajını aşmalıyız; madem buralara kadar gelmişsin... Bu form belası kagıda birşey karala bari! Öyle git.. Yahu size okulda birşey ögretmiyorlar mı?
- Bilakis! Her ders var, hatta başka okulların görmedigi dersleri de yatılılara yüklerler örnegin erkeklere agaç işleri, kızlara elişleri dersi, sonra ne bileyim, normal okullarda olmayan ne derseniz...
- Sosyal ilişki?
- Ìlişkinin sosyali de mi var?
- ?! ?! ?!
- Teyze yatılılarda bunlar konserve gibi vallahi bahse girerim kız arkadaşını da asker arkadaş onbaşı çavuş gibi görmege şartlanırlar...
- Yok o konulara girmeye gerek yok.. Utandırma adamı Macit.
- Neden utanayım benim kız arkadaşım vardı, onu yazarım ille birşey yazmak gerekse, aha işte yazayım buraya...
- Yaz, özgeçmişim şöyle başlar, de ve devam et!
- Benim özgeçmişim Nalan'la başlar, mutfakta bizi fare sandılar.. Yatılıda dolaplar kamyon kadar, aslında bizi meyve sebze ayıklayalım diye bıraktılar... Gece bekçisi sesleri yanlış yorumlamış; hayxan köpxgi... Nalan çok korktu, agladı, "Samsun'a bir gidersem bir daha geri gelmem" dedi. Ìnattır, çünkü Laz'dır; gitti! Gelmedi. Allah kahretsin, gelmedi; özgeçmişim sona erdi; özgelecegim zaten yok.
- Ne dedin, yaa bu ne alaka?
- Yakın alaka, şimdi özgeçmişte takıldık ya, bu kez de bekliyorum özgelecegimi soracaksınız, yok, gelmeyecek; Samsun'da temelli kalacak. Özgelecegim de bombosk artık
- Macit, ben Bodrum'a gitsem, hastalık izni yapsam yerime ne kadar sabredersin...
- Ebbediyen sarbederim.. Yani bir müdür oliim yeter ki, ele say ki Igdır menimdir..
- Zeh raaa!
- Effenim tey müdire hanım?
- Senin çekmecelerinde her bxk vardır, karıştır bakalım aspirin de var mı, ikinci kata bir avuç!
- Attıyoruuum kap, tey...
- Teyzesiz kal! Ama dur, eyvah! Vakit geç oluyor... Gel gel gel! Zehra gel; sen bunu otobüs duragına kadar götur; şöföre de ki çok degerli bir misafirimiz idi, mutlaka ama mutlaka otogarda indirsin. Otobüs hareket ettikten sonra kendin tek geri gel. Bir de ricam, o radyonu bir kerelik masanın üstünde bırak, gelince dinlersin.
- Ama acıların kadını istek parçama yeni sıra gelmişti...
- Beniim o, taklit söz; vallahi söz sen gelince ben devam edecegim...
- Anlamadım ama önden buyrun beyfendi, gidelim bari!
- Ankara'ya kadar mı?
- Ne diyor, ne diyor! Macit sen de git! Kardeş, sen Ìzmir'den mutlaka git. Bu Karaburun'dan gelen lodos, kara kara çarpar insanı, fark edemezsin... Sen şimdi normal gibi ayaktasın, sonradan fenalaşırsın, bir an önce git... Biz sana, yarışma sonucunu kazanmadıgını pardon kazanıp kazanmadıgını okul müdürlügü eliyle bildiririm. Adres nasıldı, not alayım;
- çok kolay; bir tek bizim okulda erkekler var; bir de hemşire okulu var yatılı; postacı anlar ki bu ben ben'im... Yine de garanti olsun diye, Bahçelievler yatılı dersin; ama istersen Gazi Egitim'in yan tarafı diye de ekle, annem mektuplarını hep öyle postalıyor ve postacı kesinlikle müdürden bile ilk önce beni arıyor.

ღ(_¸.•´´(_¸.•´´ ¯¯¯¯¯¯¯¯ღ+ღ¯¯¯¯¯¯¯¯¯ `´•.¸_)ღ

*) Herşey aslında yalan / tek gerçegimdi Nalan / Urla'yı gördüm, bir Abbas şarkısı için / Samsun sigarasını yıllarca tekmeledim, bilemem niçin...


•*¨`*•. (¯`v´¯ (¯`v´¯ .•*¨`*•
. . . •*¨`*•.¸(¯`v´¯ ¸.•´*¨`*•






http://www.youtube.com/v/okb5YiPkzcU
http://223277.forumromanum.com/member/forum/entry.user_223277.2.1114705023.wird_bequemlichkeit_zum_selbstzweck-miederforum.html
http://pub45.bravenet.com/forum/static/show.php?usernum=3781480963&frmid=293&msgid=1038471&cmd=show



Günün nostaljik fotosu, Kilise sinema Sarıkamış'ın Ayasofya'sı


•*¨`*•. (¯`v´¯ (¯`v´¯ .•*¨`*•
. . . •*¨`*•.¸(¯`v´¯ ¸.•´*¨`*•






... son bir yudumluk çay arasından, yani terleyen stand-up aktörün soluklanmasından sonra ...

... son bir yudumluk çay arasından, yani terleyen stand-up aktörün soluklanmasından sonra ...
•*¨`*•. (¯`v´¯ (¯`v´¯ .•*¨`*•
. . . •*¨`*•.¸(¯`v´¯ ¸.•´*¨`*•Tarih, bunu da tartacaktır; elbette biraz da siz izleyicilerin olumlu somut tavırları sayesinde; olursa yani...
http://223277.forumromanum.com/member/forum/entry.user_223277.2.1114705023.wird_bequemlichkeit_zum_selbstzweck-miederforum.html
http://pub45.bravenet.com/forum/static/show.php?usernum=3781480963&frmid=293&msgid=1038471&cmd=show



http://www.youtube.com/v/QaiFB-1KU-Y



Günün nostaljik fotosu, Kilise sinema Sarıkamış'ın Ayasofya'sı

Yorumlayan biri var:
Rumlar, Ruslar ve Ermeniler tek bir nesne yakmamışlardı, yıkmadan bırakmışlardı...
http://288051.forumromanum.com/member/forum/entry_ubb.user_288051.2.1111525337.1111525337.2.dokumentarfilme_zur_situation_anderer_und_bedrohter_voelker_ihre_kultur-indianer_nordamerikas.html
- Bu ne linktir, neyin nesidir, ne sitesidir, diye soracaksınız; efeniim, bilmem ilginç gelecek mi, bu, öngörülemez bir güzelliktir; Necati DEMÌRCÌ denilince Internet'te en çok tıklanan link, Indigenous Maya Aztek Inka kalıtları ve özellikle bu azınlık halkların kültürel özgürlükleri sitesi olmuş... Ìnanmayan tek kimse çıkarsa, ona da söyleyin, lütfen, tıklasın da parmagını ısırsın!

•*¨`*•. (¯`v´¯ (¯`v´¯ .•*¨`*•
. . . •*¨`*•.¸(¯`v´¯ ¸.•´*¨`*•


Bu kısa metrajlı film, tüm dünya genelinde kimsesiz çocukları yetiştirme ve yatılı ögrenci yurtlarındaki ögretmenlerin kutsal anılarına küçüücük bir armaganımızdır. Birileri bir yerde anlar neden armagan edildigini...
Perdeyi, fon müzigi olarak, Tanju OKAN'ın Abbas şarkısıyla kapatıyoruz... Gözleri nemlenenler bir süre daha oturabilirler fakat şımarmayın, izmarit atmak yasaktır...

FOREVER PRIMA BELLA, ANGEL XARA!...S'agapo HUMANITY!

•*¨`*•. (¯`v´¯ (¯`v´¯ .•*¨`*• . . .
•*¨`*•.¸(¯`v´¯ ¸.•´*¨`*•☆彡 ........`♥`•.,.•´τις καλύτερες ευχές μου♥ !



Interpretation Design Choreography by Stand-up artist *Ekrem TOS


•*¨`*•. (¯`v´¯ (¯`v´¯ .•*¨`*•
. . . •*¨`*•.¸(¯`v´¯ ¸.•´*¨`*•


░B░e░s░t░░░w░i░s░h░e░s!░░♥» ♫«•*•»*♥*♫*♥*♥✰★

*1000 TV Stand-up programından *1* seçme AKTARMADIR




AKTARANLAR:
SANATÇILAR DAYANIŞMA GRUBU



░D░A░Y░A░N░I░Ş░M░A░░t░v░░♥░STAND-UP SANATÇILARI ONURLA SUNAR




***) Bu oyun Ìsvec'te sergilendikten sonra yankilari taaa Ìzmir'e ve Atina'ya ulasmis; oradaki TV kuruluslari, Urla ve Tanju OKAN'la ilgili extra bir yaribelgesel gerceklestirmis; yayin sirasinda buradaki metinden skecler canlandirmislardir...